Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

16/102 Tekasür

  • Çoğalmanız hakkında bilgi edinmeniz,
    Kabirleri ziyaret etmenizle mümkün olur...
    Ruhların beklediği kabirler,
    Kesin bilgi edinmeniz için görmeniz gerekirdi.
    (Lakin göremezsiniz, antalatılanları dinlemelisiniz)

    Keşke siz, İlm’el Yakin ile bilseydiniz...
    Bunun için ancak ve sadece cehennemi görmeniz gerekirdi...

    Cahim sözcüğü cehennem demektir. Müfessirler cehennemin dünyada iken görülemeyeceği yönünde fikir birliği içindeler. Fakat eğer atomların yapısına odaklansalar görecekler ki cennet atomların içi iken cehennem atomların dışına deniyor. Cennet ve cehennem bu evrenin içindedirler. Evrenimizin 1/12 i -yani bir ayı- Kadir Gecesidir.

    Kadir gecesi, bizim ısı ve alev olarak algıladığımız saf enerjiden oluşan bir denizdir. Bu deniz içinde korumasız kalmak demek cehennemi algılamak demektir. Şu an bizleri bu ateşten koruyan şey ruhlarımızın içinde barındığı Beyt -ev- denilen atomdur.

    En başta andığımız üzere atomların boyutunda yaşayan melekler atomları ve onların yaratılışını kendileri bizzat müşahede edebildikleri için iman ve teslimiyetleri noksansızdır. Üstelik günah işleme keyfiyetleri yoktur. İmanlarının seviyesi yüzünden inkâr etmeleri de mümkün olamıyor. Kısaca Peygamberler vesilesi ile bize iletilen bilgi atomların içindeki ruhların yaşamı hakkındadır. Peygamberler, atomların dünyasındaki liderlerdir. Onlar iki insan/hidrojen atomundan oluşan Adem/helyumdur.

tekasür 1 : أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ

Elhâkumut: işte/şöyle/hakkında - tekâsur: çoğalma/üreme
Üremeniz hakkında...

tekasür 2 : حَتَّى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ

Hattâ: - zurtumul: ziyaret - mekâbir: kabirler-
kabirleri ziyaret ettiğinizde

tekasür 3 : كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ

Kellâ : - sevfe : nasıl olduğunu - ta’lemûn: bilmek (bilirsiniz)
nasıl olduğunu bileceksiniz

tekasür 4 : ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ

Summe: sonra - kellâ sevfe ta’lemûn: sonra - bilme iradesini gösterirdin
Sonra, nasıl olduğunuzu bileceksiniz

tekasür 5 : كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَقِينِ

Kellâ : ikiniz- lev: eğer- ta’lemûne: bilmek- ilmel yakîn: kesin bilgi
kesin bilgi bilmeniz...

tekasür 6 : لَتَرَوُنَّ الْجَحِيمَ

Le teravunnel : için görmeniz- cahîm: cehennem
... cehennemi görmeniz gerekirdi [(göremeyeceğiniz için; görme sadece beşerlere (gözü olanlar) aittir. Basar bilmek, beşer görmek demektir)]

tekasür 7 : ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَقِينِ

Summe : sonra- le teravunnehâ : için görmek - aynel: gözle görmek- yakîn: kesinlik-
Gözle gördükten sonra kesin biliyor olabilirdiniz

tekasür 8 : ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيمِ

Summe : sonra- le tus’elunne : sormayın- yevmeizin: o gün- anin naîm: mutluluk-
o gün hakkında memnun olmayacağınız soruları sormayın