Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

17- Maun (107)

  • Dini yalanlayanı gördün mü?...

    Hiçbir nefs dini yalanlayamıyor.

    Din her atomun kendi hareketi, kendi ekseni etrafındaki dönüşüdür. Din, fiziksel bir eylemdir.

    İslam kelimesinin anlamı "teslim olmuş" demektir. İslam, bir din veya bir oluşum veyahut kurum değildir. Bir kavramı, kurum gibi tanıtıyor ve İnsanları “taraftar”ı gibi “dindar” yapıyorlar.

    Müslüman tanımını örnekle açıklamanın faydası olacaktır; Savaşta düşman eline geçmiş İnsan için esir denilir. Esaret altındaki İnsanların her birisi münferiden esirdir. Esirler, esaret adlı bir oluşumun üyesi değillerdir. Esaretleri, hürriyetlerine kavuşmaları ile son bulur. Allah’ın kudretine teslim olmuş her İnsan atomu için ferden Müslüman denir. İnsan atomu diyoruz; İnsan atomu: İçinde ruh barınan "ins" e deniyor, yani Allah öyle diyor. İns içindeki ruhun ham maddesini ise "cinn" olarak tanımlıyor. İns ve cinn birlikteliği "İnsan atomu"nu meydana getiriyor.

    İslam: Teslim olmuş... Teslim olabilmek için ise, Allah'ın kudretine vakıf olmak gerekir. Bu ancak atomları/ayetleri bilmekle mümkündür. Hani elinde silah görmediğimiz birisine teslim olmayız ya, işte Allah’ın kudretini görmemiz şarttır. Bazıları “Efendim atomları anlamasam bile benim inancım tam” demekteler. Emin olunuz gücü görmeden teslim olduğunu söylemek sadece kuru laftan ibarettir.

    Bu pasajda atomların beslenmesindeki istisnalar anlatılıyor. Birbiriyle irtibatı, hareketsiz duran atomlar yüzünden kesilen atomlar Zeka sergileyemiyor. Akıl, her atomun münferiden sahip olduğu özellik olmasına karşın zeka ancak atomların birbiriyle alışverişiyle mümkün olabiliyor. SAnal zeka üzerine yapılan çalışmalar CPU (merkezi işlem ünetesi) mantığıyla mümkün olamıyorr. Zeka, kesret ile sağlanabilir.

    Pasif duruş yani öğrenmeden duruş düşünceye de ket vuruyor, tabiatıyla öğrenmeden, okumadan zayi edilen günler geçiren insan atomlarının durumu "vahim" olarak tanımlıyor. Beynimizde sayıları trilyon mesabesinde insan atomu var. Cahil insanların beynindeki hareketsiz duran atomların durumu "Musallada duruş" olarak tanımlanmış.

1 : أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ

E raeytellezî : düşünme- yukezzibu : yalan söylemek- bid dîn : din ile -
Dinler hakkında yalanları düşünün.

2 : فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ

Fe zâlike : o - ellezî : hangi- yedu’ul yetîm : yetim bırakılan-
o kimleri terk etti ki.

3 : وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ

Ve lâ : ve hayır- yahuddu : çağrı- alâ : azerine- taâmil : gıda- miskîn : hareketsiz-
Miskinler gıda için çağrılmazlar.

4 : فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ

Fe veylun : vay haline/yazık- li el musallîn : musalla (da yatmak) için-
Musalla için hareketsiz duranın vay haline (Dünyadaki musallayı anlatmıyor, atomların içindeki ruh hareketsiz durduğundaki durum, onlar hareket halindeler. iş ve bilgi üretmek ve düşünme eylemi için hareket lazım; Durmak, işe yaramamak demek. Allah başka bir yerde ise "duanız/işiniz olmazsa neye yararsınız!" diyor.)

5 : الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ

Ellezîne : kimin- hum : onlar - an : yaklaşık - salâtihim : destek- sâhûn : ihmalkar -
Onlar ki, desteklerini ihmal edenlerdir.

6 : الَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ

Ellezîne hum - yurâûn arasında görülme-
Onlar ki arada görünerek

7 : وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

Ve yemneûnel : - nedir- ûn : yardım-
yardımlara engel olurlar.