Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

18/109 Kafirun

  • De ki: “Ey kâfirler!"
    Allah, kâfirler diye hitap ettiği bu vahyi ilettiği o tarihte, bizim şu an elimizde tuttuğumuz Mushaf’ın henüz yüzde 5’i kadar vahiy iletilmişti. Sorun kendinize; Henüz bir avuç insan Hz. Muhammed'in naklettiği vahiylerden işitmiş iken kim neyi inkâr ederek kâfir damgasını yiyordu? Kâfir kelimesi Arapçada gizleyen anlamını taşıdığı için çiftçi manasına da gelmektedir. Çünkü çiftçiler tohumu toprağın altına gizliyor gibi bir eylem içindedirler.

    Kâfir kelimesi, vahiy cümlelerini kabul etmeme veya inanmamayı değil, bir mahluku yani atomu gizlemeyi ve/veya onun polarmasına zıt enerji ile onu nötr hale getirmeyi kastediyor. Allah’ın hitabına muhatap Kâfir denilenler, atomları yani âyetleri gizleyenlerdir.
    Kaldı ki kayıt altına alınmamış vahiyleri inceleme tetkik ve araştırma adına kimse zaten irdelemiyordu. Bilgi seviyesinin dip yaptığı o devirde, din ve putlar bir ticaret unsuru iken atomlar anlaşılır konu değildi.
    Hz Muhammed'i defalarca din ticaretine dâhil etmeye çalıştılar ve çok şeyler teklif ettiler. Fakat burada vahiy anlatılarında geçen ;

    "Ben sizin taptığınız şeylere tapmam.

    Ve siz, benim kul olduğuma kul olacak değilsiniz.

    Ve ben de sizin taptığınız şeylere tapacak değilim.

    Ve siz benim kulluk ettiğime/hizmet ettiğime hizmet edecek değilsiniz/kul olacak değilsiniz.

    Sizin dîniniz size ve benim dînim bana..."

    ifadaleri yine dünyadaki beşerlere ait değildiler. Atomların her birinin kendine ait fiziki eylemi olan dini var. bunlardan kimisi hak/sağa dönerken diğerleri terse dönerek Kafir ünvanı alıyorlar. BUrada geçen konuşmalar kafir atomlarla müslüman atomlar aralarında geçen diyalogtur.

kafirun 1: قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ

Kul yâ eyyuhâl kâfirûn
De ki: "Ey kâfirler!"

kafirun 2: لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ

Lâ a’budu mâ ta’budûn
Ben sizin taptığınız şeylere tapmam

kafirun 3: وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ

Ve lâ/etmem- entum: erkeklerin âbidûne/ibadetiniz- mâ a’bud/gibi ben ibadet
Ve siz(erkekler)in ibadet ettiğiniz gibi ibadet etmem

kafirun 4: وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ

Ve lâ ene âbidun mâ abedtum
Ve Sizin taptığınız gibi tapacak değilim.

kafirun 5: وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ

Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud
Ve siz(erkekler)in ibadet ettiğiniz gibi ibadet etmem

kafirun 6: لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ

Lekum dînukum ve liye dîn
Sizin dîniniz size ve dînim benim