Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

19- Fil (105)

  • İsminin fil olması vesilesi ile bölümde geçen kıssayı tahlil ve tefsir eden bir takım müfessirler, fillerin olduğu bir ordu ve ebabil kuşlarının onlara attığı taşlarla tarumar edilen bir sahneyi tahayyül etmiş yorumlarını bu minval üzere yapmışlar.

    Gerçekte dünya üzerinde geçmiş zamanlarda böyle bir olay zuhur etmemiştir. Hem fillerin yaşamadığı coğrafyada olmaya-cak türden anlatılardır. Ayrıca pasajda geçen olayın gerçekleştiğini iddia edenler dahi bunun tarihi için vahyin gelişinden 40-50 yıl öncesini işaret etmekteler. O tarihler, Hz. Muhammed’in doğduğu yıllara ancak tekabül ediyor. Olayla ilgili Hz. Aişe’den rivâyet aktaranlar dahi var ki, Hz. Aişe dahi o tarihlerde henüz doğmamıştı.

    Fil bölümündeki vahiylerin Kafirun bölümünün hemen ardından nazil olması, Âyetleri saklayan inkârcıların akıbetleri hakkındadır.

    Senin Rabbin fil sahiplerine neler yaptı?...

    Fil, kelime anlamı ile kıt görüşe sahip, ahmak anlamındadır. Ashab-ı fil, tamlamasının anlamı ahmaklar topluluğu demek oluyor. Tayr, tair yani iki kanadı olan anlamındaki kelimenin çoğulu oluyor. Böylece kuş sürüsü tercümesi yapılıyor. Buradaki hata sadece kanatlardan haber veren bir cümlenin uçan kuşlar olarak tefsir edile gelinmesidir. Kanatlıların uçtuğunu ifade için Arapçada “bi cenahayni” sözcüğü de kullanılmaktadır. Kısaca bu vahiyde biyolojik yapıya sahip kuşlar anlatılmadığı için türü belli edilmemiş acayip kuşlar diye şerhler düşülmüştür. Onların üzerine ebabilleri gönderdi...

    Bazıları ise ebrehenin ordusunun bir yanardağ patlaması sonucu üstlerine lav yağması sonucunda helâk edildiklerini anlatmaktalar. Bizim atomları baz alarak çıkardığımız anlam, iki hidrojenden oluşan Helyum elementinin radyoaktif halde iken şuaları ile yapraklarını yakılmış bitkiye benzetilen şekilde bir tahribat haber veriliyor.

    Pişmiş topraktan taşları, onların üzerine atıyorlardı...

    Cümle içinde geçen Termihim kelimesi taş atmak anlamında-dır, Siccil/taş müennes durumdadır. Çünkü taşı bir atan vardır. Allah, foton için taş demektedir. Buradan hareketle yayılan radyoaktif şuanın dalga formunda olmadığını, parçacık diye tabir edilen kütlesiz varlıklar/fotonlar olduğunu çıkarıyoruz. Bu çıkarımımızı destekleyen fotonla ilgili başka vahiyleri de görüyoruz. İlaveten bilimsel açıdan henüz tam bir açıklığa kavuşturulamamış olan ışığın parçacık mı? dalgamı? soruları “Bilimsel tefsir” sayesinde ağırlıkları olan kütlesiz varlıklar olduğu açıklığa da kavuşuyor. Böylece onları kurumuş/çürümüş ekin yaprağı gibi yaptılar...

    Tüm vahiyler evrene hitap eder ve belli zaman dilimlerine yönelik değillerdir...

1: أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ

Elem tera : görmedim- keyfe : nasıl - feale: canlılık- rabbuke : rabbin- bi ashâbil fîl: fil sahipleriyile-
Rabbin, fil sahipleriyle canlılığı nasıl sağladı

2: أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ

Elem yec’al : - keyde: kandırmak tuzağa düşürmek- hum : onları- fî tadlîl: aldatmak-
Onları kandırarak tuzağa düşürdü

3: وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ

Ve ersele : göndermek- aleyhim: onlara- tayran : kuş - ebâbîl: ebabil-
Onlara ebabil kuşları gönderdi

4: تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ

Termîhim : atmak fırlatmak- bi hicâratin: taşlarla- min : itibaren- siccîl: sicil kayıt -
Onların üzerine kendi fotonlarını fırlattı (evren denizi içindeki atomik büyüklüklerdeki boşluklara toprak ismi verilmiş. Evren bir enerji/ateş denizi olduğundan ötürü bu toprak ateşte pişmiş diye anlatılıyor. Foton ise bu ateşte pişmiş toprağın çınlaması sonucu ürettiği titreşimler/fotonlar olarak neşrediliyor. Bilimsel anlamda bu müstakil dalgalar parçacık etkisi gösteriyor ve ağırlıkları var. Fotonların çarpmasıyla dönen fırıldakların dönmesine sebep işte fotonların ağırlık sahibi parçacıklar olması hasebiyledir.)

5: فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍ

Fe cealehum: yapılmış üretilmiş- ke asfin : senin rüzgarından- me’kûl: yenilebilir-
Fotonları insan atomları üretiyor, onlar taşıdıkları enerji sebebiyle bitkilerin beslenmesi ve bu enerjiyi biriktirdikleri meyveler yapıyorlar. Başka atomlar bu fotonları yiyebilmekteler.