Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

25- Kadir (97)

  • Biz, O’nu Kadir Gecesi’nde indirdik...

    Yüce yaratıcı, tüm kâinatı inşa ederken kullandığı malzeme olarak Gece ve Gündüz ismini verdiği varlıkları tasarladı. Bunlardan Gece isimli olanlarını on sınıf halinde yarattı.

    İsimlerinin gece olması, Kur’an’ı kelamdan ibaret sanan İnsanları ters köşeye yatırmıştır. Kur'an, mahlûktur! Kitap adı olsun diye anılmıyor. Üstelik kitap, Kur'an'ın âyetleri kuşatma-sıyla birlikte oluşturduğu bütün yapıya deniliyor. (Manyetizmanın kuşattığı atoma kitap deniyor.)

    Gece ve Gündüz isimlerinde toplam on üç tane Gök kullanıla-rak bu evren kurulmuştur. Gök’ler, evren kitabının yapıtaşla-rı/âyetleridir. Kelamcılar Gece ve Gündüzü yaşadığımız bir güne ait periyotlar olarak algılıyorlar. “On Gece” yi ise Ramazan ayının son on gecesi sanıyorlar. Hz. Muhammed 'in Ramazan ayı içinde itikâfa çekilmesini ellerine tutamak yapıp tamamı aziz olan oruç ayının belirli bir kısmını yücelterek hatalarını pekiştiriyorlar. Devamında ‘Kadir’ gecesini bu on gecenin içinde her hangi bir gece sanıyorlar. Gerçekte bizim için gece dedğimiz periyotta dünyanın bir yarısı gündüz değil midir? veya evrendeki her gök cisminin bir yarısı gece iken diğer yarısı gündüz değil midir? Ayrıca hareketli olan gündüz ve gece değil bilakis dünyanın kendisidir. Allah kadir gecesini belirsiz bir zaman dilimini beyan için kullanmaz. Hele Hz. Muhammed bu kadar önemli bir vakıayı saptamada dikkatsiz davranmış olabilir mi?

    Kadir Gecesini İnsan uydurması olan ‘Kandil' geceleriyle karıştırmamalıyız. (Kandil geceleri geleneğinin hepsi yakın tarihte icat olmuş hurafeden ibarettir. Peygamber zamanında ve sonrasında böyle bir tek uygulama yoktu.)

    Evrenin başlangıcında “Gök” isimli en temel varlık bulunuyor. Gece Gök’leri, durdukları yer ve üslendikleri ayrı vazifeler itibarı ile on tanedirler. Gece isimli ilk varlık “Kadir Gecesi”dir. O her şeyi içine alan Evren’dir. Büyük bir patlama şeklinde oluşmayıp bilakis ani bir başlama ile var olmuş ve oluş hızını aynen devam ettirmekte bir V harfi gibi büyümektedir. Büyüme tabandaki genişleme olarak ifade edilebilir. Fakat bu büyüme, içindekiler tarafından tespit edilemez. (Kırmızıya kayma ve Doopler etkisi hakkında vahiyler başka şeyler anlatıyor, onlara birlikte vakıf olacağız.) Evreni var eden ana Gök "Kadir gecesi" dir. O hiçlikte var olduğu için koni yapısının içi vardır ama dışı yoktur. Koninin bir duvarından dışarı çıkılsa diğer tarafından tekrar koninin içine girilir. (solucan deliği gibi) Bu yüzden içten ve dıştan küre şekilli sanılır. Kadir gecesi Gök'ü tek başına olduğu için onun büyüklüğünün miktarı bilinemez. Dün 1 m olduğunu varsaysak ve bugün genişleyip büyüyerek 10 m olduğunu kabul etsek bile aradaki büyüklüğü fark edemeyiz, ölçemeyiz ve en önemlisi tespit edemeyiz. Zihnimizde canlandıracağımız basit bir deney yaparak olayı anlamaya çalışalım; Fotoğraf makinenizin (telefon kamerası da olabilir) kadrajına büyüyen bir obje yerleştirin, örneğin yaklaşan bir araba olsun, yaklaştıkça büyüdüğünü varsayarak onu kadrajdan taşmayacak şekilde içinde tutmaya çalışın. Bir süre sonunda obje büyüdüğü için mecburen kadraja sığmayacaktır, siz yinede geri zum yaparak veya görüş açınızı büyüterek objeyi hep kadrajda tutun. İki hareket eş zamanlı olduğu sürece obje büyüdüğü halde vizörden izleyen gözlemci için bu obje sabit duruyormuş gibi algılanır. Evrenin ölçülerinin büyüklüğü, kendisi tek olduğu için konuşulamaz. (yoktur)

    Ve Kadir Gece’sinin ne olduğunu sana bildiren nedir?...

    Yaratıcının bize yönelttiği soru cümlesinin kendisi, başlı başına bilgi içeren ayrıntı olmaktadır. Dikkat ederseniz, ne olduğunu bilir misin? Demiyor, “sana bildiren nedir?” diyor! Önceki vahiyi açıklamaya çalışırken onun büyüklüğünü algılayamayacağımızı anlamıştık; Bu vahiy ise içinde bulunan varlıkların, onun yapısını. İzafi olarak varlığı kabul edilse bile somut olarak ispatlayamayacağını bildiriyor. Modern bilim, Kadir gecesinin bünyesini dolduran enerji (varlık) için Higgs bozonu demekte-dir.

    Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır...

    Gök’ler Gündüz ve Gece isimli çiftler halinde yaratılmalarına rağmen Kadir Gök’ü tektir. Gök'lerin çift olarak duruşları sayesinde bir ay oluşuyor. Bu ay ne bir zaman ölçüsü nede dünyanın uydusu olan ay değil elbet. Ay, atomlarda foton yansıtma özelliği ile onların hareketli dış çeperlerine deniliyor. Her protonun içinde “Üç Ay” var. (Üç aylar) Recep, Şaban ve Ramazan Kuark çiftlerinin adıdır.

    Atomların ve organlarının isimleri evrendeki varlıklara isim babalığı yapmıştır. Yer, Gök, Güneş, Ay, Dağ gibi isimler gerçekte atoma ait adlardır. Vahiylerde bu isimler geçtikçe atomlar anlatılmış fakat İnsanlar kendi bildikleri yer gök, güneş ay dağ sanmışlar ve ortaya anlam verilemeyen olaylar ve çelişkilerle dolu ifadeler çıkmıştır. Mesela vahiylerdeki Yer ile Gök arası bildirimine bakalım, gerçekte yeryüzü ile gökyüzünün arası yoktur. Yeryüzünün bittiği yerde gökyüzü yani uzay başlar. Birbirine sıfır mesafe ile temas halindeki bu ikisinin arsında olası varlıklar konuşulamaz. Buna karşın Yer ve Gök atomun iki ayrı uzvudur ve aralarında 71 veya 72 veya 73 yıl mesafe vardır. Yani bu ikisinin arası gerçekten çok şey barındır-maktadır. Melekler ve ruh, onda inerler...

    Kadir gece Gök'ü ana yapı olduğu için onun içinde yaratılan, diğer ifade şekli ile indirilen atomlar ve içindeki ruh Kadir Gece’si içinde saf saf inerler/yaratılırlar.

    O, fecrin doğuşuna kadar selâmdır (selâmettir)...

    Evrenin kendi ekseni etrafındaki dönüşü var, bu başkaca vahiylerde elli bin yıl olarak bildiriliyor. Bu dönüş bir turunu tamamlamaya yaklaştığında başlangıç noktasındaki varlıkların ömrü sona eriyor ki bu ana kadar yapının devam eden hayatının güvenliği vurgulanıyor. Sanırız fecr görüldüğünde kıyamet öncesi haberi verilen olaylar cereyan edecek. Kıyamet ikinci diriliş anlamı taşımasına rağmen nedense onu mutlak son olarak algılıyoruz. Vahiylerde mutlak son için “beklenen an” gibi kelimeler kullanılıyor, kıyamet ise ayağa kalkmak anlamındaki kıyam kelimesinden türemiş, sonlanan hayatın başka şekilde yeniden başlaması belirtiliyor.

1: إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ

İnnâ enzelnâhu fî leyletil kadr.
Biz, O’nu (Elekriği, manyetizmayı) Kadir Gecesi’nde indirdik/ortaya çıkardık.

2: وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ

Ve mâ edrâke mâ leyletul kadr.
Herkes bilir, Kadir gecesinin ne olduğunu. (Dikkat: Ne zaman demiyor)

3: لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ

Leyletul kadri hayrun min elfi şehrin.
Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

4: تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ

Tenezzelul: iner - melâiketu : melekler - ver rûhu: ve ruh - fîhâ : nereye - bi izni rabbihim : Rabbinin izni - min kulli emrin: ve emrinden itibaren -
Melekler ve ruh, onda (o gecede) Rab’lerinin izniyle ve onun emrini takiben inerler.

5: سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ

Selâmun: barış - hiye hattâ : ta ki - matlaıl: başlangıç - fecr: şafak -
Barış içindedirler, ta ki şafağın başlangıcına kadar.