Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
----

32- Hümeze (104)

  • Arkadan çekiştirmek, mal toplamak, İnsan eti yemek olarak tefsir edilen hümeze ve lümeze ifadeleri ve sonrasındaki cümleler bize bir atomun fazla enerji toplamasının ve yaymasını anlatan teknik bildirimlerdir.

    Hutame kelimesi yalayıp yutan demektir.

    Bir elemente dışarıdan katılan tek bir hidrojenin duruşu ters olmaktadır. Çünkü elementin dış yüzeye bakan elektronlarına kendi elektronu ile bağlandığında protonu çekirdek yerine dışa/uzaya bakacak demektir. Bir örnek vererek bunu anlamaya çalışalım; vahiylerde anlatılan hidrojenler modern bilimin atom modellerindeki gibi elektronu ve protonu ayrı değil bilakis bir pil gibi bütün haldedir. Pil benzeri atomlar bir oksijen elementi oluşturmak için sekiz tanesinin Gök'leri çekirdeğe bakacak şekilde dizildiklerinde hepsinin Yer uçları dışa dönük dururlar. Dışarıdan bu birlikteliğe katılan iki tek hidrojen Gök'leri dışa bakar. Böylece oraya çıkan su molekülü hem ısı hem de radyoaktif soğurucu özelliğe sahip olur. İşte bu özelliği anlatmak için hümeze, lümeze ve huteme kelimeleri seçilmiştir.

1: وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ

Veylun : vay haline- li kulli : onaların- humezetin: fısıltı ile konuşma - lumezetin:alaylı hareket - alçak ses çıkaranların, alaylı hareket edenlerin vay haline!

2: الَّذِي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُ

Ellezî : hangi- cemea : biriktirmek- mâlen: mal - ve addedehu: adet/toplama-
Mal toplayan ve biriktiren.

3: يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُ أَخْلَدَهُ

Yahsebu: hesaplamak - enne: onun - mâlehû : parasını - ahledehu:---
---

4: كَلَّا لَيُنبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِ

Kellâ: her ikisi - le yunbezenne: dışlanmış - fîl : içinde - hutameti: yalayıp yutan -
Her ikisi de atıl enerjiyi soğurmaktadır.

5: وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحُطَمَةُ

Ve mâ edrâke: herkes bilir/idrak eder - mâl hutametu: hutame nedir -
Herkes bilir hutame nedir.

6: نَارُ اللَّهِ الْمُوقَدَةُ

Nârullâhil : Allah'ın narı ile - mûkadetu: ateş/ışık yayar-
Yaydığı enerji Allah'tandır.

7: الَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى الْأَفْئِدَةِ

Elletî : hangi - tettaliu : özlemle - alâl: üzerinde - ef’ideti: kalplerinin -
Hangi kalplerin üzerinde özlem var.

8: إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ

İnnehâ aleyhim: bunlar onlardır - mu’sadetun: -
---

9: فِي عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍ

Fî amedin: içinde sütunlar - mumeddedetin: uzatılmış -
sütunlar içinde uzatılmış. (enerji seviyesi artan atomlarıngenleşerek uzaması)