Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
---

56- Saffat (37)

1 : وَالصَّافَّاتِ صَفًّا

Ves saffati : satırlarda sıra sıra - saffa : saf tutmak -
Satırlarda sıra sıra saf tutanlar.

2 : فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا

Fez zacirati : ? - zecra : ? -
---

3 : فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًا

Fet taliyati : sıralı - zikra : erkek -
Sıralanmış erkekler

4 : إِنَّ إِلَهَكُمْ لَوَاحِدٌ

İnne ilahe-kum : senin ilahın - le vahıdun : bir boyut için -
Senin ilahın bir boyut içindir.
(İlah, tek boyutlu zaman çizgisini oluşturan kara delik misali sonsuz çekim güçü oluşturan hiçlik. Oluşturduğu zaman akışı/çizgisi tek boyutlu yapı. Enerji dediğimiz şey işte bu çizgidir. Tek boyutlu olması hasebilye görünmezdir, çok sayıda çizgi ile deniz/evren oluşuyor. Evren, ihtiva ettiği sonsuz enerjisiyle cehennem dediğimiz yer oluyor. Atomlar bu enerji denizi içinde/ cehennemde yaratılıyorlar. İçinde ruh olan atoma insan denildiği vahiy anlatılarında görüyoruz; İnsan, Müddessir ve Müzzemmil sayesinde bu cehennemde güven içinde duruyor. Atomların her birinin nefsi üzerinde müstakil bir hiçlik alanı/ilah var. )

5 : رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ

Rabbus semavati vel ardı : göklerin ve yer'in rabbi - ve ma beynehuma : ve arasındaki - ve rabbul : rabbin - meşarık : parlayan -
Göklerin ve yerin rabbi ve aralarında parlayan rabbin - - -

6 : إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاء الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ

İnna zeyyennas : gerçekten süsledik - semaed dunya : alttaki göğü - bi ziynetinil kevakib : gezegen süsüyle -
Gerçektende alttaki göğü gezegenlerle süslerdik.

7 : وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ

Ve hıfzan : koruduk - min kulli : hepsinden - şeytanin : şeytanlardan - marid : dev -
Dev şeydanların hepsinden koruduk.

8 : لَا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ

La yessemmeune : duymazlar - ilal meleil a’la : en üstte olanı - ve yukzefune : fırlatırlar - min kulli canib : her yanlarından -
Üstte olanı (artık) duymazlar, her yanlarından fırlatıp atarlar.
(Üstte olan çekim alanı kapatılan kuarklar işitme kaybına uğrayarak artık duyamazlar. Etraftan gelecek olası enerji dalgaları ve yumaklarını ise koni şeklindeki bedenlerinin tek yüzeyi olan yanlardan foton olarak fırlatırlar. Çekim alanının yedinci gök konisi tarafından kapanması yüzünden dış ortamdan tamamen izoledirlen. Aşağıda kalan yedinci gök içinde hapsedilmiş diğer altı göğ/kuark hakkında başkaca vahiylerde bahsetmişti. İçte hapsolmuş kuarklar böylelikle korunmaktadırlar.)

9 : دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

Duhuran : kovulmuşlara - ve lehum : ve onlara - azabun vasibun : daimi işkence -
Kovulmuş olanlara ve onlara daimi işkence vardır.

10 : إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

İlla men hatıfel : Ancak kaçırılan - hatfete : kaçırılınca - fe etbeahu : onu takip etti - şihabun : akan yıldız - sakibun : delici-
---

11 : فَاسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَا إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍ

Festeftihim : bunlar sordu - e hum : - eşeddu : şiddetli - halkan : halg eden/yapan - em men halakna : veya helg edilmiş inna halakna um : onların halg edildiğini min tinin lazibin : kilden, dökülen sudan -
---

12 : بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

Bel acibte : fakat şaşırdım - ve yesharun : gülmelerine -
---

13 : وَإِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَ

Ve iza zukkiru : eğer derlerse ki- la yezkurun : hatırlamıyoruz -
---

14 : وَإِذَا رَأَوْا آيَةً يَسْتَسْخِرُونَ

Ve iza raev : eğer görseler - ayeten : ayetleri - yesteshırun : utanacaklar -
Ve ayetleri görseler, utanacaklar.
(Atom görüntülenemez çünkü atomu görmek için kullanacağınız aracın yapısındaki atom, görüntülenmeye çalışılan atomu daldalayacaktır. Görebilseydik o malzemenin yapısındaki atomu görürdük zaten. Allah atomlara atomu anlatıyor, ruhun atom içinde barındığını anlatıyor, kendi görünüşleri hakkında atomlara bilgi veriyor, tabi hepsi sözlü yapılıyor. Atomların aleminde görüntü ancak tahayyül edilebilir. )

15 : وَقَالُوا إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Ve kalu : dediler - in haza illa sihrun mubin : bu gösterilen sadece sihirdir -
Dediler bu gösterilen sadece bir sihirdir!
(Görme ancak bir nesneen gelen ışığı değerlendirmekle mumkün olabilen gerçekliktir. Sadece bir atomdan çıkarak diğer atoma ulaşan ışık sadece bir tek foton olabilir. Bİr tek foton görüntü bilgisi taşıyamaz, o sadece ışık bilgisi taşır. Kındisine ışık ulaşan atoma "Bu bir atomun görüntüsüdür" dediğinizde o bir nesne yerine bir nur görecek ve bu bir sihirdir diyecek, bunu inanmadığı için değil gerçekten ışığın büyüsüne kapılarak diyecektir. Çünkü evren ve uzay kapkaranlık bir yerdir, atomlar birbirlerini uzayda parıldayan yıldızlar gibi algılayacak ve tabiatıyla bizim yıldızlara baktığımızda etkilendiğimiz gibi hislere kapalacaklardır.)