Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
---

59- Zümer (39)

1 : تَنزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللَّهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ

Tenzilul : indirildi - kitabi : kitap - minallahil : allahtan - azizil hakim : sevgili bilge -
Kitap, aziz ve hakim olan Allahtan indirildi.
(Cümleye ilave edilecek "bu" işaret zamiri anlamı öylesine değiştiriyor ki! Öncelikle insan elinde tuttuğu kitabı haber veren bir cümle olduğunu sanıyor. Gerçekte hir bir kitap kendisini tanımlamaz ve işaret etmez, edemez. Devamında Allah'ın kitap diye bildirdiği asıl şeyi atlamamızza sebep oluyor işte iki harfli "bu" zamiri. Kitabın ne olduğunu anlayamayınca etkileri bilim, felsefe ve sosyoloji azerinde muazzam boyutlarda olumsuzluğa sebep oluyor. Kitap, bir ins atomunun içindeki su -enerji- boşaltıldığında o atomun etrafında bir göl -manyetizma- oluşturmasıyla meydana gelen korunaklı yapının -cennetin- adı oluyor. Kitabı indirmek -ki evrendeki her şey evrenin bütün yapısından ayrıştırılması- öylesine zor ve kıymetli bilgi gerektirmektedir ki ... Allah'ın yaratması için ilk başta yarılacak bir bütünün inşası ve sonrasında bu bütün yapının -ki bu enerji denizi olan evrenin- içinde sadece manyetik rüzgarlarla oluşturulan girdapların işlevsel şekil alması, bölümlerinin inşa edilmesi sonra uzun süreler boyunca kusursuzca işlemesini temin etmek aklın sınırlarını zorlayacak türde icattır.)

2 : إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ الدِّينَ

İnna enzelna ileykel kitabe : sana kitap indirdik - bil hakkı : sağdan/sağa - fa’budillahe : Allah'a köle olarak - muhlisan lehud din : onun dinine -
Sana kitap indirdik sağa doğru, Allah'ın dinine köle olasın diye!
(Din, yön veya polarma -kutup yönü- anlamında kullanılan bir kelime. Kitap, İns atomunu sararak onu koruyan elektrik/manyetik alan. İns atomu içinde barınan ruha sesleniliyor; Seni sarıp koruyan kitabı sana biz indirdik, onun dönüş yönüne uy ve onunla aynı hızda yani senkron vaziyette dön. Bölece evrenin -Allah'ın- diniyle/dönüşüyle paralel hareket ederek manyetik rüzgarların -başkaca vahiy anlatılarında değinilen- helak edici etkilerden korun.)

3 : أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِهِ أَوْلِيَاء مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللَّهِ زُلْفَى إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِي مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ

E la lillahid dinulhalisu : Allah saf din değil midir? - vellezinettehazu : kim götürebilir - min dunihi : o olmadan - evliyae : koruyucu - ma na’buduhum : onların hizmeti neyedir - illa li yukarribuna : ancak bizi kapatmak için - ilallahi zulfa : ? - innallahe yahkumu : Allah kural koyar - beynehum : aralarına - fi ma hum: onların içindekini - fihi yahtelifun : içindeki farklılığı - innallahe la yehdi : allah klavuzlamaz - men huve kazibun keffar : öyleyse kim yalanlarıyla gizlemektedir -
Allah'ın dini saf din değil midir? Kim götürebilir o koruyucu -kur'an- olmadan? Onların hizmeti neyedir? (Kur'an) ancak bizi kapatmak içindir. Allah, aralarına kural koyucudur. Onların içindekini, içlerindeki farklılığı klavuzlamaz! Öyleyse kim yalanlarıyla gizlemektedir?
(Allah'ın dini yani evrenin dönüş yönü saftır, tek yöne sağadır. Allah kur'an ile atomlar arasına kural koymuş onları birbirinden izale itmiş aynı zamanda koruma altına almıştır. Kur'an koruma amaçlı atomun etrafını kapatır. Kur'an olmadan kim ilerleyebilir? İlerleme, kur'an'ın dokunulmaslığı sayesinde mümkün olan fiziki eylemdir. Bir atoma yaklaştıkça kur'an aradaki mesafeyi korur ve böylece bir itki oluşur. Manyetik rüzgarlar ve başka atomların etrafındaki kur'an ile etkileşime geçen atom uzayda ilerler. Allah, Fizik/hikmet kurallarını koyandır. Allah kur'an ın dönüş yönünü belirlemiş sonra atomun içindeki ruha "sen de bu dönüş yönüne uy!" demiştir. Allah, ruhun dönüş yönü/din tercihine karışmıyor. Önceki pasajlarda yalan söyleme eyleminin terse dönüş oluğunu görmüştük. Allah ruhun dönüş yönü hakkında tavsiyede bulunduğunu, ona karışmadığını/karışamayacağını bildirerek yalan söyleyenlerin/dinin tersine dönenlerin bu eylemlerinin kendi tercihleri olduğunu bildirip/ açığa vurduktan sonra "Söyleiyin şimdi kimmiş yalan söyleyen?" diyerek durumu ispatlıyor.)

4 : لَوْ أَرَادَ اللَّهُ أَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًا لَّاصْطَفَى مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَاء سُبْحَانَهُ هُوَ اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Lev eradallahu: eğer allah isterse - en yettehıze : alır ki - veledenlestafa mimma : seçtiği çocuğu hangisinin içinde - yahluku : oluşturur - ma yeşau subhanehu : kaynağın istediği odur - huvallahul vahıdul kahhar : Allah tek boyuttu -ehad- tır, ezicidir -
Eğer Allah bir çocuk almak isterse, hangisinin içinde oluşturur? O her şeyin kaynağı olarak istediği odur, o tek boyutludur, ezicidir.
(Allah bir atomun içine ruhundan üflediğinde o atom akıllı, düşünen ve canlılık kazanıyor. Üç çeşit atom var ve böylece her atomun oğul denen elektronu oluşuyor. Soruyor Allah bir çocuk isterse elif lam veya ra atomlarından hangisini seçer? kaynak yani herşeyi besleyen rabdir, o diyor kaynağın istediği olur, o tek boyut olmasına rağmen ezicidir. Ezmek, atomları güçlü manyetik alan basıncı içinde sıkmaktır. Ruhlara böyle sıkarık/ezerek vahyediyor . Sıkılan atomun basınca maruz kalan göğsüne cebrail deniliyor. Atom sıkıldığında bu basınç ins atomunun göğük kafesi aracılığıyla racula iletilimiş oluyor.)

5 : خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ يُكَوِّرُ اللَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى اللَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِي لِأَجَلٍ مُسَمًّى أَلَا هُوَ الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ

Halakas semavati vel arda : gökleri ve yeri yaptık - bilhakk : sağ ile/ sadece sağa - yukevvirul leyle : geceyi corona-güneşin dış katmanı- gibi - alan nehari : gündüzün üzerine - ve yukevvirun nehare : ve gündüzü kapladı- alal leyli : gecenin üzerine - ve sahharaş şemse : ve güneşi yastık yaptı - vel kamer : ve ayı - kullun yecri : tüm varlıklara - li ecelin musemma : nesneye tanınmış süre boyunca - e la huvel azizul gaffar : o sevgili ve bağışlayan -
Gökleri ve yeri sağa döner şekilde yaptık! Geceyi gündüzün üzerine kapladık, gündüzü de gecenin üzerine. Güneşi bir yastık yaptık. Ve ayı tüm varlıklara ömürleri boyunca. Allah aziz ve gaffardır.
(Gökler ve onunla beraber sağa dönen yer'i yaptık. Gece göğünü -kütleri kuarkı- gündüz göğünün üzerine krona gibi kapladık, Gündüz göğünü -kütlesiz enerji dolu kuarkı- gecenin üzerine kapladık. Birbirleri üzerine kaplanmak, aralarındaki hiçliğin özelliğini vurguluyor.
İki ayrı varlık arasında ayırıcı/seprator işi yapacak başkaca bir varlık, hava veya mesafe olmaması yüzünde birbirleri üzerine sarılı gibi duruyorlar. Güneşi, bunlara -protona- yastık yaptık. (Güneş, atomun baş tarafında bulunuyor.) Ve ayı da tüm atomlara kendi ömürleri boyunca duracak şekilde verdik.)

6 : خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنْ الْأَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ يَخْلُقُكُمْ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِن بَعْدِ خَلْقٍ فِي ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّى تُصْرَفُونَ

Halakakum min nefsin vahıdetin : seni yaptı nefsini tek boyuttundan - summe ceale minha zevceha : sonra sizi çiftler halinde oluşturdu - ve enzele lekum : sana indirdik - minel en’ami : enamdan - semaniyete ezvacin : sekiz çift - yahlukukum : oluşturduk - fi butuni ummehatikum halkan : bir karın içinde mittet/nesil yaptı - min ba’di halkın : sonra yaptı - fi zulumatin selasin : üç karanlık/hiçlik içinde - zalikumullahu rabbukum : yani Allah rabbinizdir - lehul mulku : kralınız - la ilahe illa huve : ondan başka ilah yoktur - fe enna tusrafun : -
senin nefsini tek boyuttan yaptı, sonra sizi çiftler halinde oluşturdu. sana enamdan sekiz çift indirdik. Sonra sizi bir karın içinde millet/nesil yaptık, üç karanlık/hiçlik içinde. Yani Allah rabbinizdir, ondan başka ilah yoktur.
(Evren ve evrendeki tüm varlıklar ehad/tek boyuttan yapılmıştır. Üç boyutlu varlık alemi adı üstünde üç tane boyuttan müteşekkildir, temelde tek boyut vardır. Düşünüldüğünde tek boyut dışında bir boyut veya varlık olması muhtemel değildir. Kartezyen koordinat sistemindeki üç yöne ait doğru parçaları aslında birbirinin aynısıdır. Kışın soğukta camlarda oluşan desen gibi evren denizi de gözükleyen tek boyutlu çizgilerin üç yöne gelişmesiyle oluşuyor. sonra bu çizgiler aralanıyor/yarılıyor ve ortaya çıkan boşlukta nefsler barınıyor. Üç çeşit atomun her birinin içi karanlık ortam olarak ruhların barındığı batındır. Bir çift insan atomu ile adem/helyum oluşuyor. Helyum/Adem elementin omurgasını oluşturken himayesindeki diğer hidrojen atomlarına/insanlara peygamberlik yapıyor. Elementin valans bandındaki atomlar enam ismiyle anılıyor. Elementin tüm enerji ihtiyacını bu atomlar karşılıyor.)

7 : إِن تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنكُمْ وَلَا يَرْضَى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ وَإِن تَشْكُرُوا يَرْضَهُ لَكُمْ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى ثُمَّ إِلَى رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İn tekfuru : inkar ederseniz - fe innallahe ganiyyun ankum : - ve la yerda : - li ıbadihil kufra : - ve in teşkuru yerdahu lekum : - ve la teziru vaziratun vizra uhra : - summe ila rabbikum merciukum : - fe yunebbiukum : - bima kuntum ta’melun : - innehu alimun bi zatis sudur : -
Eğer inkar ederseniz, muhakkak ki Allah, sizden Gani’dir (size ihtiyacı yoktur). Ve O, kulları konusunda küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç)bir günahkar, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.