Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

64- Duhan (44)

1 : حم

Ha Mim.
Vahiyle bildirilen Hurufu mukattaa isimli görüntü ve ilahi bilgileri temsil eden toplam on dört vahiy rumuzlardan ikisidir.

2 : وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ

Vel kitabil : ve kitap mubin : gösterilen
Ve gösterilen kitap...

3 : إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

İnna enzelnahu : gerçekten o indirildi fi leyletin mubaraketin : mübarek gece içinde inna kunna : gerçekten ... idi munzirin : ?
Gerçekten o, mübarek gece içinde indirildi!

4 : فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

Fiha yufraku kullu : Her biri böler/ayırır emrin hakim : hakimin emrini
(Kur'an'ın) Her biri hakimin emrini böler/ayırır.

5 : أَمْرًا مِّنْ عِندِنَا إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

Emren min indina : emrimizle bizden inna kunna mursilin : gerçekten gönderilen idi
Emrimizle bizden hepinize gönderildi.

6 : رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

Rahmeten : merhamet min rabbike : rabbinden innehu huves semiul alim : o işitendir bilendir
Merhamet rabbindendir, o işitendir bilendir.

7 : رَبِّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Rabbis semavati vel ardı : Göklerin ve yerin rabbidir ve ma beynehuma : ve arasındakiler in kuntum mukinin : eminsinsinizdir
Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Eğer siz bunlardansanız.
(Göklerde olan bizzat ruhun kendisidir, yerde olan onun amelleri/oğludur. Kur'an ile koruma altına alınanlar yani ruh ve onun salih amelleri garanti altına alınmış demektir.)

8 : لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ يُحْيِي وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ

La ilahe illa hu : yoktur ilah, ondan başka ve yuhyi ve yumitu rabbukum : hayat veren, öldüren rabbin odur ve rabbu abaikumul evvelin : ve önceki ilk iki babalarınızın da rabbidir
Ondan başka ilah yoktur. Hayat veren ve öldüren rabbin odur. Ve önceki iki babalarınızında rabidir.
(İlah, sayılabilir ve nesnel bir şey olmadığından ötürü "Sizin ilahınız benim" demiyor, varlık üzerinden konuşmuyor ve başka ilahların varlığı üzerine cümle kurmuyor. Yüksek çekim gücüyle enerjiyi ve zamanı akıtan ilah kavramı, rab kavramından ayrıdır.
Önceki iki baba, İbrahim ve Musa isimli nebilerdir.)

9 : بَلْ هُمْ فِي شَكٍّ يَلْعَبُونَ

Bel hum : ama bunlar fi şekkin : şüphe içinde yel’abun : oynuyorlar
Ama bunlar şüphe içinde oynuyorlar.

10 : فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاء بِدُخَانٍ مُّبِينٍ

Fertekib : dikkat ettiğiniz yevme : gün te’tis semau : göğe gelen bi duhanin : gösterilen mubin : duman
Göğe gelen dumanı göstereceğimiz güne dikkat edin.
(Cümlede geçen "Gök" kelimesini gökyüzü diye çevirdiğinizde anlamı atomların dünyasından alıp dünya isimli gezegene uyarlamış olursunuz. Gerçekte ne gök nede yer kelimesi uzayda yüzen gezegenlere ait olamıyor, çünkü gökyüzü, göklerin uzantısıyla inşa ediliyor. Tabiatıyla yeryüzü de yer olmuyor. Elementlerin protonları çekirdeğe bakarken elektronları ise elementin dış kabuğunu oluşturuyor. Böylelikle yer yüzü tamamen yerlerin dış kabuğu yani yüzü durumunda kalıyor. Öncesiki pasajlarda vurgulanan göklerin çoğul, yerin tekil anılması ayrıntısı böylece iyice anlaşılır oluyor. Uzaydaki her varlık ve bizler, Gök denilen kuarkların uzanlıları içinde bulunuyoruz. Bu yüzden gündüz gök'ü içine gece göğü ve gece gök'ü içine gündüz gök'ü giriyor. Göklerin dumanlanması olayı, atomun kıyameti sayılan enerji tükenmesidir. Sonrasında içinde barınan ruh, Allah'a kavuşacak yani ölecektir. )