Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

70- Nahl (16)

1 : أَتَى أَمْرُ اللّهِ فَلاَ تَسْتَعْجِلُوهُ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Eta emrullahi : Allah buyurdu fe la testa’ciluhu : acele etmediniz subhanehu : şanlı ve teala : ve yüce amma yuşrikun : şirk koştuklarınızdan
---

2 : يُنَزِّلُ الْمَلآئِكَةَ بِالْرُّوحِ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ أَنْ أَنذِرُواْ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنَاْ فَاتَّقُونِ

Yunezzilul melaikete : melekler iner bir ruhi : ruh ile min emrihi : emri ile ala men yeşau : üstüne dilediğinin min ibadihi : kölelerinden en enziru ennehu : uyardıklarına a ilahe illa ene fettekuni : bilirsin, benlikten başka ilah yoktur
Kullarından/köleleinden dilediğinin üzerine, bir emir ile melekleri indirir. Bilirsin, benlikten başka ilah yoktur.
(Benim elim, benim kolum dediğimizde bir şeyi sahiplenen nedir? Ben/benlik, hiçliğin etkisidir. Hiçlik, her şeyi sahiplenen sonsuz çekim gücüyle ortada sahiplenebileceği bir şey olsa onu çeker ve kara delik olarak yutar, yok eder. Ruhu, çekip akıtmasına rağmen onu bir türlü yutamaz. Ruh, uzanarak hiçliğin içine akar, sürekli akar, sonsuza dek akar. Ruhun tezahürünün sebebi, onun ilahıdır lakin ortada olan bir şey değildir. Desek ki Ruh'u hiçlik yarattı! doğru olur, bu önerme hakaret veya küçültücü değil bilakis yücelici olacaktır. Çünkü hiçlik, hiç bir kişi veya şey, bir varlık değildir. Zaten her atomun çekim gücünü -gravity ve nükleer kuvveti- sağlayan onun üzerindeki hiçliktir. Bu hiçlik onun ilahıdır. İlah ise hepsi birdir.)

3 : خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ بِالْحَقِّ تَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Halakas semavati vel arda : Gökleri ve yeri yaptı bil hakk : sağa haretle/döndürümlerle teala amma yuşrikun : şirk koştuklarınızdan yücedir
Gökleri ve yeri sağa döndürümle yaptı.

4 : خَلَقَ الإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ

Halakal insane : insanı yaptı min nutfetin : dışarı atılan sudan/enerjiden fe iza huve hasimun mubin : öyleyse o, gösterilen rakiptir
İnsanı dışarı atılan sudan yaptı. Öyleyse o gösterilen hasımdır.
(Atomun içindeki enerji boşaltılarak oradaki boşluğa yine bir enerji olan ruh yerleştiriliyor. Böylece insan yapılmış oluyor. Su/erenji boşaltılınca atom etrafında bir basınç oluşuyor. Bu basınç -Kur'an- koruyucu kalkan olarak çalışıyor.)

5 : وَالأَنْعَامَ خَلَقَهَا لَكُمْ فِيهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

Vel en’ame halakaha lekum : ve enam'ları da senin için yaptık fiha dif’un : enerjiyle ve menafiu : menfaatine ve minha te’kulun : yiyecek olarak dahil ettik
Enamı senin menfaatin için yaptık, onun enerjisini yiyecek olarak sana dahil ettik.
(Enam beşeri yaşamdaki hayvan demek değil. Türkçe'deki hayvan, Arapça'daki hayvan kelimesiyle zaten aynıdır. Atomların devinimi için gerekli olan enerji, bir şekilde onların bünyelerine katılması gerekiyor, aksi durumda atomun küçülme hızı artmakta ve hızla yok olmaktalar. Gündüz gökü olarak anılan kuarklar bu enerji stoğunu sağlıyonlar. Fakat enam, elementleri en üst orbitalı olan valans bandındaki ruhsuz ins atomlarından oluşan halkaya deniyor.)

6 : وَلَكُمْ فِيهَا جَمَالٌ حِينَ تُرِيحُونَ وَحِينَ تَسْرَحُونَ

Ve lekum : sizin fiha cemalun : güzelliğiniz nerede hine turihune : ne zaman dinleniyorsanız ve hine tesrahun : ve ayrıldığınızda
---

7 : وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَى بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُواْ بَالِغِيهِ إِلاَّ بِشِقِّ الأَنفُسِ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

Ve tahmilu : taşıyanlar eskale kum : ağırlıklarını ila beledin : bir beldeye lem tekunu balıgihi : akıl sahibi olmamıştın illa bi şıkkıl : ancak sert/zor enfusi : canlarınız inne rabbekum : gerçekten rabbiniz le raufun rahim : şefkatli merhametli
---
()

8 : وَالْخَيْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةً وَيَخْلُقُ مَا لاَ تَعْلَمُونَ

Vel hayle : atlar vel bigale : katırlar vel hamire : eşekler li terkebuha : onlar binmeniz için ve zineten : ve süsler ve yahluku : olarak yaptı ma la ta’lemun : ne oldukları bilmiyorsun
Atlar, katırlar, eşekler...Onlar binleniz ve süsleme için yaptı. Onların ne olduğunu bilmiyorsun!
Vahiy anlatılarının ifade edildiği bu kelimeler yerine atomları iyi açıklamak adına teknik kelimelerle yorumlamak gerekirdi. Lakin şimdilik olduğu gibi bırakmak iyidir.)

9 : وَعَلَى اللّهِ قَصْدُ السَّبِيلِ وَمِنْهَا جَآئِرٌ وَلَوْ شَاء لَهَدَاكُمْ أَجْمَعِينَ

Ve alallahi kasdus sebili : Allah'ın yol üzerine kastı ve minha : onlardan cairun : ? ve lev şae : ve eğer olacak le hedakum : basıncınız ecmain : hep birlikte
---
(Proton ile elektron arasında bulunan "hablül verid" ve Allah'ın ipi diye anılan her atomda bulunan bir yol var. Bu yol etrafında oluşan basınçtan bahsediliyor.)

10 : هُوَ الَّذِي أَنزَلَ مِنَ السَّمَاء مَاء لَّكُم مِّنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَ

Huvellezi enzele : indirilen kişiler mines semai maen : gökten su olarak lekum minhu şarabun : bundan içecektir sana ve minhu şecerun : ve bundan ağaçtır fihi : içinde tusimun : ?
Kişilere gökten indirilen su, onlar içecektir, onlara ağaçtır.
(Atomun içinden bir yol üzere aşağı indirilen su, kişinin içeceği olduğu gibi aynı zamanda elektonu oluşturan ağaç dallarını, dallar ise basıncı meydana getiriyor.)