Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

78- Hakka (69)

1 : الْحَاقَّةُ

El hakkatu
Hakkat
(Bu kelimenin anlamı hakikat demek değil. Hakikat, Arapça'da İhgigaten diye geçer . Belirlilik takısı El ile kullanılır, bir fiil de değildir.)

2 : مَا الْحَاقَّةُ

Mal hakkatu.
Hakkat nedir?

3 : وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحَاقَّةُ

Ve ma edrake: idrak ediyormusun - mal hakkatu: hakkatu nedir? -
---

4 : كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ

Kezzebet semudu: sumud yalan söyledi - ve adun: ve döndü - bil kariati: kariyat ile -
---

5 : فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ

Fe emma semudu: semuda gelince- fe uhliku bit tagıyeti: zorbalıkla helak ettiler -
---

6 : وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ

Ve emma adun: ama döndü - fe uhliku bi rihın: rüzgarla helak oldu - sarsarin atiyetin:yorgunluk veren şiddetli soğuk rüzgar -
---

7 : سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَى كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ

Sahharaha aleyhim : alay etti onlarla- seb’a leyalin: yedi gece- ve semaniyete eyyamin : ve sekiz gün - husumen: peş peşe - fe teral kavme: halkı gördün - fiha sar’a: hastalık içinde - ke ennehum a’cazu: sanki onlar güçsüz - nahlin haviyetin: içi boş palmiyeler -
---

8 : فَهَلْ تَرَى لَهُم مِّن بَاقِيَةٍ

Fe hel tera lehum: görüyor musun onları - min bakıyetin: kalanlardan -
Bakiye/kalanlara bakarak onları görebilir misin?

9 : وَجَاء فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِ

Ve cae fir’avnu: firavunun geldiğinde - ve men kablehu: ondan öncekiler - vel mu’tefikatu: rüzgarlardan önce - bil hatıeti: hatalıydılar -
10 : فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً Fe asav resule rabbihim: rablerinin elçisine isyan etti - fe ehazehum: onları alan - ahzeten: bir alış- rabiyeten: tepelerden/yükseklerden -
---

11 : إِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَاء حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِ

İnna lemma tagal mau:gerçekten boğmadık - hamel na kum: sizi taşıdık - fil cariyeti: cariyelerin arasında -
Gerçeten sizi cariyelerle/cariyelerin içinde taşıdık, boğmadık.
(Nuh pasajına ait hadise, orada ayriyeten açıklama var.)