Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

7/81 Tekvir

  • Vahiylerin sıklıkla kıyameti hatırlatmasının ana gayesi varlığın işleyen mekanizmasını anlamamızı sağlamak içindir. Atomların enerjilerinin bitmesiyle bir takım olayların içinde kalacaklar. Atom içinde barınan ruhlara yol gösterecek telkinlerdir.

    Atomlar ancak içlerindeki şarj enerji bitene kadar vazifelerini icra edebilirler. Gün gelip enerji seviyeleri belli bir eşik miktarının altına düştüğünde yani ihtiyarlık sebebiyle küçüldüklerinde bağlı olarak eşyada birtakım asal değişiklikler oluşur.

  • Güneşin dürülmesi, yıldızların solması, Dağların yürütülmesi, yüklü develerin başıboş salınması, vahşi hayvanlar1n toplanması, denizlerin yanması, atomların enerjilerinin bitmesi sonucunda gerçekleşecek uhrevi olayları bildiren vahiylerdir.

    Allah, demir ve bakır elementlerini, yaptıkları özel işler sebebiyle deve olarak anmaktadır. Burada demir çift hörgüçlü, bakır ise tek hörgüçlü deve olarak anlatılıyor.

    Bakır ve demirin valans bantlarında da bir ve iki elektron olduğu için elektrik denilince akla gelen en temel iki elementtir.

tekvir 1 : إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ

İzâş şemsu kuvvirat.
Eğer güneş küre halini alıryorsa...
(Atoma ait güneş uzvu yarım küredir ve enerji toplayıcı özelliğiyle siyahtır, kendi kıyameti ile bir kara deliğe dönüşüyor.)

tekvir 2 : وَإِذَا النُّجُومُ انكَدَرَتْ

Ve izân nucûmunkederat.
Eğer yıldızların enerjileri tükeniyorsa...

tekvir 3 : وَإِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْ

Ve izâl cibâlu suyyirat.
Eğer dağlar-elektronlar yürütülüyorsa...

tekvir 4 : وَإِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْ

Ve izâl ışâru uttılet.
Eğer yüklü develer salınıyorsa...(Beyin ölümüyle birbirinden ayrılan insan atomları)

tekvir 5 : وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ

Ve izâl vuhûşu huşirat.
Eğer vahşi hayvanlar toplaşıyorlarsa...

tekvir 6 : وَإِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْ

Ve izâl bihâru succirat.
Eğer denizler geriye tek değer olarak kalıyorsa...

tekvir 7 : وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ

Ve izân nufûsu zuvvicet.
Eğer ruhlar birleşiyorsa...

tekvir 8 : وَإِذَا الْمَوْؤُودَةُ سُئِلَتْ

Ve izâl mev’ûdetu suilet.
Ve eğer sorulursa...

tekvir 9 : بِأَيِّ ذَنبٍ قُتِلَتْ

Bi eyyi zenbin kutilet.
Herhangi bir suçu olmadığı halde öldürülenler,

tekvir 10 : وَإِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ

Ve izâs suhufu nuşirat.
Ve eğer kaydedilenler ifşa edilmeye başladıysa...

tekvir 11 : وَإِذَا السَّمَاء كُشِطَتْ

Ve izâs semâu kuşitat.
Eğer gökler-kuarklar sıyrılıyorlarsa...
(Kuarklar protonun içinde hapsedilmiş haldeler, onları bir arada tutan kuvvetler yok oluyor , ve...)

tekvir 12 : وَإِذَا الْجَحِيمُ سُعِّرَتْ

Ve izâl cahîmu su’ırat.
Eğer cehennem büyüyorsa...
(Üzerindeki enerji stoğunu açığa salan atomlar, cehennemi arttırmış olur.)

tekvir 13 : وَإِذَا الْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ

Ve izâl cennetu uzlifet.
Eğer cennet (cehenneme) iyice yaklaştıysa.

tekvir 14 : عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا أَحْضَرَتْ

Alimet nefsun mâ ahdarat.
Ne getirdiğinizi öğreneceksiniz.

tekvir 15 : فَلَا أُقْسِمُ بِالْخُنَّسِ

Fe lâ uksimu bil hunnes.
Artık yemininiz faydasızdır

tekvir 16 : الْجَوَارِ الْكُنَّسِ

El cevâril kunnes
Yahudi (adıyla anılan) atom grubu

tekvir 17 : وَاللَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ

Vel leyli izâ as’as
Ve gece isimli gökleri eğer mülk edinir

tekvir 18 :وَالصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ

Ves subhı izâ teneffes
Nefesleriyle ağartırlar (karanlığı)

tekvir 19 : İnnehu le kavlu resûlin kerimin.


Bu demektir ki haberci kerimdir.

tekvir 20 :ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ

Zî kuvvetin inde zîl arşi mekîn
İki gücü, bu ikisindendir; Arştan ve çalışmaktan .

tekvir 21 : مُطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ

Mutâın semme emîn
Orada emin olandır.

tekvir 22 : وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ

Ve mâ sâhıbukum bi mecnûn
Ve sizin arkadaşınız mecnun

tekvir 23 : وَلَقَدْ رَآهُ بِالْأُفُقِ الْمُبِينِ

Ve lekad raâhu bil ufukıl mubîn
Tarif edileni ufukta gördü.

tekvir 24 : وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِينٍ

Ve mâ huve alâl gaybi: görünmeyen bi danîn: pinti
Ve o, görünmeyen/gayb olan hakkında cimrilik etmez

tekvir 25 : وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَجِيمٍ

Ve mâ huve bi kavli şeytânin racîm
Şeytanin racim ne demektir.

tekvir 26 : فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ

Fe eyne tezhebûn
Siz, nereye gidiyorsunuz?

tekvir 27 : إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ

İn huve illâ zikrun lil âlemîn
Bu iki alem sadece bir zikirdir! (ya ve sin isimli kuarkları kast ederek)

tekvir 28 : لِمَن شَاء مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ

Li men şâe minkum en yestekîm
Doğrulttmak için istek irade gösterirsen

tekvir 29 : وَمَا تَشَاؤُونَ إِلَّا أَن يَشَاء اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ

Ve mâ teşâûne illâ en yeşâallâhu rabbul âlemîn
Alemlerin rabbinin dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz.