Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

93- Zilzal (99)

1: إِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَا

İza zulziletil: eğer titrerse - ardu: yer - zilzaleha: depremle/sarsıntıyla -
Eğer yer titrerse bir depremle/sarsıntıyla...
(Yer, bilim camiasının elektron dediği atomun uzantısı sivri uç oluyor. Yer etrafında levhi mahfusların üst üste dizilimi ile çam ağacını andırır bir görüntü oluşuyor. Yer titreşimlerini biz manyetik dalgalar olarak gözlemliyoruz.)

2: وَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَا

Ve ahracetil: ve çıkardığında - ardu:yer - eskaleha: ağırlıklarını -
Yer, ağırlıklarını çıkardığında.

<

Yer/göğün sivri ucu, etrafına eyfel kulesinin yılbaşında havai fişek gösterisi gibi yanlara ışık fırlatmasını andırır şekilde ağırlık ihtiva eden manyetizma çizgilerini çıkardığında elektron meydana geliyor.

3: وَقَالَ الْإِنسَانُ مَا لَهَا

Ve kalel:dedi - insanu: insan - ma leha: o nedir -
İnsan, bu şey nedir dedi.
(İnsan, kendinden oluşan bu yeni şeyin ne olduğunu bilmiyordu. O, Kendi amellerinin kaydedildiği ve amel işledikçe büyüyen kayıt ortamıydı. Bu aynı zamanda ruhun dünya ile irtibatını sağlayan bir uzantıydı. Atomun protonu içindeki ruh, ahiret hayatını bir rüya/hayal/düşünce olarak yaşarken elektronda neşet eden oğul ile aşağı/dünya ile direkt irtibat sağlayabiliyordu. Haliyle dünyada yaptığı ameller/işler tek boyutlu kayıt ortamının üst üste gelişimi ile levhalara dönüşen bir yapı içinde kayıt altına alınmış oluyordu.)

4: يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا

Yevme izin: izin günü - tuhaddisu:kunuşulur - ahbaraha: onun haberi -
Haberi izin günü onun hakkında konuşulur.
(izin günü, yani kimin izin alacağı kimin cehenneme/uzaya karışacağının kararının verildiği gün -biz buna hesap günü de demekteyiz- işte bu günde elektronda kayıtlı ameller konuşulur olacak, ondaki kayıtlar göre akıbet belirlenecek.)

5: بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَى لَهَا

Bi enne rabbeke:gerçekte rabbinle - evha leha: canlandı o - gerçekte o, rabbin ile dirildi/canlandı.

(Rab, bir elif gibi ruh çizgisidir. O her şeyin enerji kaynağıdır. Kelime anlamıyla besleyen olmasının sebebi her atomun-canlının- hayat kaynağıdır. Varlığının sebebiyse ilah'dır. Atomun içindeki ruhun salatı/desteği sayesinde diri ve erekte vaziyette duran atomların elektronu/oğlu da yine ruh çizgisinin yerden bir nebat gibi çıkışıyla tezahür ediyor. İnsan denilen ins atomu ve içindeki ruhun birlikteliği, elektronun oluşumuyla şaşırıyor ve anlatılar bu minval üzere ilerliyor.)

6: يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا أَعْمَالَهُمْ

Yevme izin: izin günü - yasdurun: ? - nasu: insanlar - eştaten: ? - li yurav a’malehum: amellerini görmek için -
---

7: فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ

Fe men ya’mel: yapmış - miskale: yirmi kıratlık ağırlık ölçü ibrimi - zerratin: en küçük tane - hayran: iyiliğini - yerahu: görür/karşılığını alır -
Artık kim en küçük ağırlıkta iyilik yapan karşılığını görür.

8: وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ

Ve men ya’mel: ve yapmış - miskale: yirmi kıratlık ağırlık ölçüsü - zerratin: en küçük tane - şerran: kötülük - yerahu:görür karşılığını -
Ve kim en küçük ağırlıkta kötülük yapmışsa karşılığını görür.