Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
--

97- Rahman (55)

1: الرَّحْمَنُ

Er rahman

2: عَلَّمَ الْقُرْآنَ

Allemel kur’an
Kur'an'ın bilimi/bilgisi
(Kur'an'a ait bilim/bilgi)

3: خَلَقَ الْإِنسَانَ

Halakal insan
İnsan halg edildi/yapıldı.

4: عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

Allemehul beyan
Ona, bilim/bilgi beyan edildi

5: الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

Eş şemsu vel kameru bi husban
Güneş ve ayın hesabıyla
(Güneşin çekim gücü kadar hacim/ay elde ediliyor, ya da atoma ait ayın çapı büyüdükçe atoma ait güneşin çekim alanı genişliyor, ikisi arasındaki ilgi sayesinde insanın büyüklüğü oluşuyor.)

6: وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Ven necmu veş şeceru yescudan
Yıldız ve ağaç secde ederler/eğilirler.

7: وَالسَّمَاء رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ

Ves semae rafeaha: göğü yükselterek - ve vadaal mizan: denge koydu/teraziye aldı -
---

8: أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيزَانِ

Ella tatgav:? - fil mizan:denge içinde -
---

9: وَأَقِيمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ

Ve ekimul vezne:ağırlıkları kurdu- bil kıstı: taksitle/kısımlara ayrılmış - ve la tuhsırûl mizan: teraziyi bozma/kaybetme -
---
(Proton/gökler, atomun baş tarafında ağırlıklarıyla kantarın topuzuna benzemektedir. Atomun diğer taraflarının ağırlığını dengeleyecek şekildedir, protonun içindeki ağırlıklar kısımlara ayrılmış kuarklara paylaştırılmıştır.)

10: وَالْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

Vel arda vadaaha: ve yer konuldu - lil enam: uyuma için -
---
(Yer/elektron etrafındaki üst üste veya art arda duruşları ile levhalaşmış boyutlarda kayıt tutulmakta, buradaki bilgiler adeta uyumaktadırlar. Bunu bilgisayarın Hdd sine benzetebiliriz. Aktif olan diğer bölümlere nazaran sabit disk içindeki bilgiler uykuda beklemektedirler.)

11: فِيهَا فَاكِهَةٌ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْأَكْمَامِ

Fiha fakihetun: işte içinde meyveler - ven nahlu zatul ekmam: hurma/palmiyenin kollarında
---

12: وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُ

Vel habbu: tahıl tanesi - zul asfi:fırtına - ver reyhan:feslegen kokulu -
Taneleri fırtınalarda güzel kokularlar yayan.

13: فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Fe bi eyyi ala i rabbikuma tukezziban
Ne oldu da rabbinize yalan söylüyor sunuz?

14: خَلَقَ الْإِنسَانَ مِن صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِ

Halakal insane:İnsanı yaptı - min salsalin: ıslak kil - kel fahhar:seramik gibi -
İnsanı, ıslak kilden seramik gibi yaptı.
(İns atomu içindeki boşluktan ötürü toprak/kil olarak tanımlıyor. İns atomunun içindeki enerjiden mütevellit ruh ise su gibi davranıyor. Böylece ıslak kil/çamur meydana gelmiş oluyor. Ve ortaya çıkan İnsan atomu, cehennemin içinde adeta pişiyor ve seramik gibi oluyor. Öyle ki anılan insan atomuna dokunulduğunda çan gibi çınlamaktadır. Çınlama hadisesi bir çok vahiy rivayetinde titreşim olarak anılırken, cebrail'in Muhammed'i sıktığında da gerçekleşen bir vaka olarak rivayet ediliyor.)

15: وَخَلَقَ الْجَانَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ

Ve halakal canne: Cinn'ler yapıldı - min maricin:dumansız ateşten - min nar: ateşinden -
Ve cinnler dumansız ateşin, ateşinden yapıldı.

16: = 13

17: رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ

Rabbul meşrikayni: iki doğunun rabbidir - ve rabbul magribeyn: ve iki batının da rabbidir -

Protonun içindeki kuarklar çiftler halinde duruyorlar. Bu duruşları "yemin olsun üç çifte ve teke!" diye de ayriyeten bildiriliyor. Bir tek kuark -gök- oluşturulurken onun bir başlangıç noktası ve durmaksızın uzandığı/ilerlediği bir yön var. Doğduğu/oluştuğu yöne doğu ve ilerlediği yöne batı dendiliyor. Temsili resimde sağa ve sola batı denmiş, bu kafa karıştırmasın. uzayda yönler, gözlemcinin konumuna göre belirlenir. Her bir kuarkın doğusu ve batısı kendine göredir. Bir kuark için doğu, kendi başlangıç yünü ve batı kendi ilerlediği istikamettir. Ortaya, çift oluşlarından ötürü iki doğu ve iki batı diye bildirilen çoklu duruşlarının yönlerini tarif eden tafsilat çıkıyor.)

18: = 13

19: مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

Merecel: akıttı - bahrayni: iki denizi - yeltekıyan: buluşturdu -
İki denizi akıttı, buluşturdu.
(Deniz ve nehir kelimeleri birbirine karışmayacak kadar barizdir, deniz akmaz! Fakat bu cümlede denizin aktığı söyleniyor. Burada denizin aktığı bildiriminden daha şaşırtıcı olan şey bir düzine yüzyıldır denizin akmayacağı, burada farklı bir olayın anlatıldığına odaklanılmadığıdır. Evreni dolduran "Ehad" tek boyutlu çizgilerle doludur -ki 7 milyar insana öğretildiğinin aksine nokta, üç boyutludur ve buna mukabil tek boyut görünmez çizgidir- Bu çizgiler sürekli uzanmakta/akmaktadır. Çünkü bu çizgiler zamandır! evreni oluşturan yegane ve biricik malzeme zamandır. İşte bu zaman çizgilerinden oluşan deniz ve elektron -ki o da bir denizdir- sonsuza akmaktadırlar. Paralel akışlar haricindeki diğer akışlar bir yerde buluşacaklardır.)

20: بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

Beynehuma berzehun:onların aralarında engel var - la yebgıyan: ? -
---

21: = 13

22: يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْجَانُ

Yahrucu: çıkıyor - min humal: ondan - lu’luu vel mercan: inci ve mercan -


Yer etrafında gelişen manyetizma ile elektron oluştuğunu önceki anlatılardan çıkarabilmiştik. Sanırız, bu cümlede elektronu oluşturan manyetizma, mercana benzetilirken ışıltısı inciye benzetiliyor.

23: = 13

24: وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنشَآتُ فِي الْبَحْرِ كَالْأَعْلَامِ

Ve lehul cevaril munşeatu: ona komşu/bitişik yapılar var - fil bahri kel a’lam: denizin içindeki bayrak direkleri/alem gibi -


Etrafındaki manyetizmanın dışına taşan yer'lerin sivri uçları, denizde bayrak direklerini andırır yapılar gibi gözüküyor. Benzer görüntüler yer uçlarının elementlerin dışına taşarak virüs görüntüsünü andırabiliyor.

25: = 13

26: كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

Kullu men aleyha fani
Onların hepsi ölümlüdür.
(Atomlar ve onların içindeki ruhlar ve oğullarının hepsi ölümlüdür. Ölüm, dünyadaki beşeri hayatın sona ermesi değil, atomların enerjiye dönüşerek cehenneme karışması yani rabbine kavuşmasıdır.)

27: وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

Ve yebka vechu rabbike: Geriye rabbinin yüzü
zûl celali vel ikram : ile görkemli bir sütun -elif/çizgi/boyut kalır.
Geriye rabbinin yüzü ile görkemli bir sütun kalır.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

28: = 13

29: يَسْأَلُهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ

Yes’eluhu: onlara sor - men fis semavati vel ard:kim göklerin ve yerin içinde - kulle yevmin:günlerin hepsinde - huve fi şe’nin: şan ve söhreti olandır -
Onlara sor; Kim Göklerin ve yerin içinde, günlerin hepsinde şanı ve şöhreti olandır!
(Varlıkların tamamı ruhtan yapıldığı için hepsi muhataptır, onlara soruluyor; Göklerin ve yerin içinde olanlara: Onlar ki göklerin içinde olanlara nebi deniyor ve yer'in içinde olanlar ise ameller ve oğul kişilerdir. Günlerin hepsinde: Evrenin bir döngüsü Allah'ın bir gününü teşkil ediyor. Onun günü, 12 ay konisiyle dilimlenmiş haldedir. Evren, Allah'ın her günü yeniden yaratılır, belirlenmiş süre boyunca beslenir, çalışır, üretir ve ölür/rabbine kavuşur.)

30: = 13

31: سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَا الثَّقَلَانِ

Se nefrugu lekum:seni boşaltacağız - eyyuhas sekalani: ağırlıklarını -
---
(İns atomunun içi boş olmasından ötürü ağırlığı yok, ama içine yerleşen ruhun ağırlığı var. Ruh bir kandil içindeki yağın fitilde ilerleyip azalması gibi azalıyor, verilmiş belirli bir süre ile var olmaları önceki pasajlarda gördük. İçindeki senin değildi onu sana biz verdik denmişti. Ağırlık ihtiva eden ruh, sıvıların huniden akıp boşalması gibi ins atomundan elektrona doğru akarak boşalıyor.)

32: = 13

33: يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ

Ya ma'şeral cinni< vel insi b>:ey cinn ve ins topluluğu - inisteta'tum en tenfuzu:yapabilirseniz - min aktaris semavati vel ardı fenfuzu:göklerin ve yerin uçlarından/bölgelerinden - la tenfuzune illa bi sultan: geçemezsiniz/çıkamazsınız - illa bi sultan : Ancak sultanla -
---
(Göklerin içindeki ruh, göğün dışına asla çıkamaz. ÇIksa cehennemle karşılaşacağını bilemez. Önceki iletilerde, ruhun gökler içinde hapis olduğunu söylenmişti. Fiziki açıdan ins atomunun koni yüzeyi ay özelliğiyle enerjiyi/enerjiden oluşmuş ruhu geri yansıtacaktır.)

34: = 13