Yavuz Özmen bilimseltefsir.com
------

9- Leyl (92)

  • Gece, üzerinizi örttüğü zaman...

    Aziz İnsan, Allah, gece ismi ile günün karanlık periyotu olan bir zaman dilimini bildirmemektedir. Müfessirler gecenin karanlığının güya üzerimizi adeta örttüğünü düşünmek gibi basit ve mantıksız bir yaklaşımla tefsirler yazmışlar. Benzer hata Kadir gecesi tanımında da yapılıyor. Kadir Gecesi, bir varlığın ismidir. Gece, içi boş koni şekilli Kuark'ların adıdır. Bu Kuark'ların bazılarının içindeki boşlukta benlik barınır. "İn" diye anılan bu mağaramsı oyuklar Kuark'lara kütle özelliği kazandırıyor.

    Modern bilim elle tutulur her şeyin kütlesi olduğunu varsayıyor. Allah ise bize bazı atomların da kütlesi olmadığını anlatıyor. Kütlesiz atomlara ilerdeki vahiy tefsirlerinde ayrıca değinilecek fakat burada yanıcı madde atomlarının enerji dolu olduğunu ve yanma olayı ile enerjiye dönüştüklerini söyleyebili-riz. Kütleli atomların içi boş olduğu için yanmazlar ve açığa enerji çıkarmazlar, aksine etraflarından enerji soğururlar.

    Gece Kuark'larının dönen dış kabuğu, içindeki benliği bir örtü gibi örtmekte diğer benliklerden izole etmektedir. Evren, böylesi on adet Gece Kuark'ı ve üç gündüz Kuark'ı ile inşa edilmiştir.
  • Müfessirler Allah'ın mecaz ile konuştuğunu söyleyerek yorumlar yapmışlar, görüldüğü üzere gerçek anlamlarını bildiğinizde Onun hiçbir cümlesinde mecaz yoktur. Gaybi varlıkları yapısını tarif için bildiğimiz nesnelere benzetmeler yapması eğitim ve öğretinin gereğidir.

    Müddessir ve Müzzemmil pasajlarında gecenin nasıl örttüğü açıklanıyor. Buradaki örtü, bir zaman kesitini anlatmamaktadır. Allah'ın meramını yanlış yorumlayanlar, mecaz, kesretten kinaye, siyak sibak vs gibi uydurmalar ile kendi kusurlarını ve âyetleri (atomları) gizlemektedirler.

    Ve parıldadığı zaman gündüze. ve and olsun yarattığı erkek ve dişilere...

    Proton içindeki üç Gece Kuark'ına mukabil üç tane de gündüz isimli Kuark vardır. Üçünün içi boş diğer üçünün içi doludur. Üçü maddeye kütle kazandırırken diğer üçü ağırlık ve hacim kazandırır. Modern bilim ağırlık hacim ve kütleyi ayrı değerlen-dirmezken, Allah maddenin yapısının bilinenden daha çok teknik içerdiğini bildirir. İçi boş ve dolu Kuark'lar eril ve dişil olarak anılır, Dişi Kuark'lar kapkara iken erkek olanlar parılda-maktadır.

    Arapça dil kurallarına göre anılan şey cansız veya hayvan ise "ma" sözcüğü kullanılır. Yarattığı erkek ve dişiden bahsederken "Ma" sözcüğü kullanılmıştır. Bunun anlamı anılan erkek ve dişilik özelliğinin İnsanlar için kullanılmadığıdır. Eğer ki cümlede "man/ kişiler" sözcüğü geçseydi o zamanda hayvanlar hariç tutulmuş olacaktı. Böylece gerçek kastının ne İnsanlar nede hayvanlar olmadığı ve varlığı oluşturan parçacıklar olduğu anlaşılır.

1 : وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى

Vel leyli izâ yagşâ.
Ve "Gece" örttü

2 : وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى

Ven nehâri:Gündüz izâ tecellâ.
Gündüz tecelli etti.

3 : وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْأُنثَى

Ve mâ halâkaz zekera vel unsâ.
Böylece erkek ve dişi oluşturuldu.

4 : إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّى

İnne sa’yekum :arayış- le şettâ. çeşit
Çeşitlilik arayışı

5 : فَأَمَّا مَن أَعْطَى وَاتَّقَى

Fe emmâ men a: Gelince-’tâ vettekâKorku-
Korku veren

6 : وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى

Ve saddeka:Onaylamak- bil husnâ:İkna-
İkna ile onayladı.

7 : فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى

Fe se nuyessiruhu:Memnun- lil yusrâ:Mutlu-
Memnun ve mutlu olsun.

8 : وَأَمَّا مَن بَخِلَ وَاسْتَغْنَى

Ve emmâ men bahıle:cimri- vestagnâ:Kendi kendine yeten-
Artık kendi başlarına yettiler, cimrilik ederek.

9 : وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَى

Ve kezzebe bil husnâ.
İkna eden yalanlarıyla.

10 : فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَى

Fe se nuyessiruhu lil usrâ.
Memnun ve mutlu.

11 : وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّى

Ve mâ yugnî anhu :söylemek- mâluhû :kazanç- izâ teraddâ:tüketilen/azalan-
Birinin (erkeğin) kazancıdır tükenen/azalan.

12 : إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَى

İnne aleynâ lel hudâ.
Bize üzerimizde bir klavuz lazım.

13 : وَإِنَّ لَنَا لَلْآخِرَةَ وَالْأُولَى

Ve inne lenâ:Biz ise- lel âhırate:ahiretin- vel ûlâ:ilk- .
Biz ahiret hayatının ilkleriyiz .

14 : فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّى

Fe enzertu:uyarıcı- kum :sizin- nâran:narlı- telezzâ:alev-
Sizin uyarıcınız alevli ateştir

15 : لَا يَصْلَاهَا إِلَّا الْأَشْقَى

:hayır- yaslâhâ :dışarı çıkmak/ateşe girmek- illâl:ancak- eşkâ:çekilmez-
Dışarı çıkmayın, ateşin tadı yok, çekilmezdir.

16 : الَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّى

Ellezî kezzebe ve tevellâ:devralmak-
Hangi yalancı devraldı.

17 : وَسَيُجَنَّبُهَا الْأَتْقَى

Ve se yucennebuhâl etkâ.
...korkuyu önledi.

18 : الَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكَّى

Ellezî yu’tî mâlehu yetezekkâ.
kim hangi kazançla öder temizlenmenin (erkek cinsiyle anılan eş, kişi diye anılıyor. O barınmak için ateşten arınmış bir ortama ihtiyaç duyuyor, işte o ortam kişinin kazancıyla elde edilemez bir yerdir)

19 : وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَى

Ve mâ li ehadin indehu min ni'metin tuczâ.
Ne büyük nimettir ödüllendirildiğiniz o yer.

20 : إِلَّا ابْتِغَاء وَجْهِ رَبِّهِ الْأَعْلَى

İllâbtigâe vechi rabbihil a’lâ.
Ancak yüce rabbinin yüzü sırayla...

21 : وَلَسَوْفَ يَرْضَى

Ve le sevfe yerdâ.
besleyip/enerji veriyor olacak.