Monday, June 6, 2011     17:19
Evrenin bir patlama ile oluşması fikri ne derece doğrudur?
Patlayan şey nedir?
Patlayan bir materyal yok ise bu kadar enerji nasıl ve neyin içine depolanmıştı?
Patlama var ama patlayan şey şey yok ise patlama nasıl açıklanabilir?
Patlamanın bir kare öncesi için ne söylenebilir?
Patlama nerede gerçekleşti?
Patlamanın gerçekleştiği mekan nerede ve nasıl oluştu?

Görüldüğü üzere "Big Bang/ Büyük patlama" teorisinde bir çok aksaklık var. Başlangıcı mantıklı ve bilim etiğine uygun şekilde açıklayamamak, yeni sorular doğurmaktadır.

Vahiy rivayetlerinin anlattıklarına göre içinde evrenin yer alacağı ana mekana olarak "Ay" ismi verilmiştir. Ay, koni şekilli gece sıfatıyla anılan karanlık ve boş mekanın dış yüzeyine deniliyor, evren bu koninin içinde barınmaktadır. Gerçekte evrenin mekanı bir parça yerine on iki tane aydan oluşmaktadır. Ay olarak anılan konilerin içi karanlıktır ve "Gece" olarak anılır. Ve bu gecelerden birinin adı "Kadir gecesi" dir ve şu an biz (samanyolu galaksisi) bu gecenin içindeyiz.

Evrende madde adına ne varsa onu oluşturan tüm atomlar bu gecelerin içinde yaratılmışlar. İşte Big Bang diye takdim edilen patlama/oluşumdan önce uzayın kendisi yani geceler hazır ediliyor. Bilim adamları evrenin metası ve yapısı hakkında bilgisiz olduklarından ötürü kendilerine yöneltilen "Bigbang nerede patladı?" sorularını duymazdan geliyorlar.

Evren, hiçlik içinde oluşturulan boş bir mekandır. Einstein dahil olmak üzere tüm fizikçiler "Hiçlik" ile "yokluk" u karıştırmışlardır. Yokluk, bir sistem içindeki noksanlıklara denilirken hiçlik, mekan dahil olmak üzere hiç bir şeyin konuşulamayacağı durumdur. Hiçliği anlamak, zordan öte bir durumdur. Öyle ki mutlak hiçliğin anlaşılabilir hal aldığı durumda Yaratıcı dahil olmak üzere evrenin ve varlığın izahı olanaksız hal alıyor. Kur'an kitabı ise bu açmazı özel üslup ile anlatabilmektedir.

Anlatılan ve bilinen tüm özellikleriyle evrenin nedensellik uyarınca sebebi, Allah'tır! Şimdi asıl soru Allah'ın nasıl oluştuğudur. Din ve bilim adamlarının ortak noktası olan gaybi bilgileri müşahede etmişcesine anlatmalarıdır. Gerçekte onların sizden benden farklı üstün bir yanları yoktur. "Ben bilmiyorsam onlarda bilemezler!" Eğer ki ellerinde herhangi bir kriminal bulunsaydı, inanın bunu çoktan takdim etmiş olacaktılar, ama yoktur. Anlattıklarından oldukça emin davranmalarının yegane sebebi inandırıcılığı arttırmaktan başka şey değildir. Ellerinde şüphe götürmez kanıt olmaksızın bu kadar emin olabilmenin tek açıklaması, bizzat vahiy alıyor olmalarıdır(!)

Kur'an kitabının temel ve genel anlatıları atomlar üzerinedir. Çünkü evrende ilk yaratılan şey sadece bir tek atom idi. Sonrasında sayısız atom zikredilerek kesret oluşturuldu. Elementler (köyler) ve madde (şehir) oluşturuldu. Böylesi bilgilere ek olarak Allah kendinden de bilgi aktarıyor. Ehad, İlah, Rab, Leh, Cinn ve put anlatılarında Allah'a ait eşsiz bilgi naklediliyor.

Böylesi bilgileri "Hangi ayette yazıyor?" sorusuyla bulabileceğini sanan zatı muhteremler elbette ulaşamayacaklar ve yüzyıllarca kendi şahsi zanlarını kamuoyuna bilgi diye sundular. Gerekli sonuca ancak olay yeri kanıtlarının anlattığı vukuatı çözebilirsek ulaşabiliriz. Aradığımız ve ihtiyacımız olan belge Mushaf'ta derlenmiş vahiy rivayetlerinde mevcuttur.

Bilim ve din dünyasının ulu bilgelerinin bir türlü çözemedi. Hiçlikten başlayan Tanrı ve evren hakkındaki tefsiri (yorumları) "Diğer olasılıklar" isimli kitapta bulacaksınız.